Sessizlik Duvarını Yıkabilirsiniz

Cinsel sorunları olan çiftler bir süre sonra sessiz bir anlaşmaya varıyor. Bu anlaşmada iki taraf da birbirinden uzak duruyor, seks hakkında konuşmuyor hatta seksle sonuçlanabilecek her davranıştan kendilerini mahrum bırakıyor. Yatak odasından uzak durma, aynı saatte yatağa gitmeme, öpüşme-sarılma-kucaklaşma dahil tüm temasların kesilmesi başlıyor. Bu sessizlik çiftin arasında aşılamayan bir duvar gibi tüm duygusal ve fiziksel yakınlaşmaları engelliyor.

Sadece yatak odasında değil tüm evde, tüm hayatta varlığını hissettiren bir sessizlik duvarı…

Kim başlatacak ilk konuşmayı, kim söyleyecek ilk sözü? Ne denebilir ki? Sence neden seks yapmıyoruz? Suç kimin? Beni artık sevmiyor musun? Bir başkası mı var? Biz neden böyle olduk? Aşık mı değiliz artık?

Öyle zor ki kırgınlığı, çaresizliği, çekici hissetmemeyi, reddedilmişliği, mutsuzluğu öfke tuzağına kapılmadan ifade etmek. Öyle zor ki “Çünkü beni beğenmeni istiyorum”, “Çünkü seninle zevk almayı istiyorum”, “Çünkü seninle yakınlığa ihtiyacım var”, “Çünkü seninle uzaklaşıyoruz ve bu beni korkutuyor” demek. Öyle zor ki kırgınlığı suçlamadan, yıpratmadan, üzmeden söylemek. Öyle zor ki utanmadan, çekinmeden, uzak hissetmeden başlatmak o konuşmayı.

Öfkenin altına saklanmıştır yetersizlik hisleri. Siz kanmayın o öfkeye. Kırgınlığınıza da, üzüntünüze de, mutsuzluğunuza da sarılın. Çünkü esas samimi olan o.

Ve işte bu noktada uzatın elinizi eşinize. Çekinmeyin, utanmayın. Onu tüm vücuduyla, tüm teniyle, tüm temasıyla sevdiğinizi anlatın. Ve onu daha çok sevmek için neler yapabileceğinizi konuşun.

İnanın bazen böyle bir konuşma çiftler için mucizeler yaratıyor.

O duygusal temasın şefkati sizi sarmalıyor.

Sorun fiziksel bile olsa işte bu şefkatle yolculuğa çıktığınızda tüm yardımlar, tüm destekler en hızlı, en kolay gerçekleşiyor.

Sevgiyle yıkın o sessizlik duvarını. Birbirinizi severek.